İMANIN VE İSLAM' IN ŞARTLARINI YERİNE GETİRMEKLE GÖREV TAMAMLANIYOR MU?
 
YÜCE ALLAH  AKIL, MANTIK VE DÜŞÜNME YETENEĞİNİ SADECE BİZ İNSANLARA BAHŞETMİŞ, DİĞER TÜM YARATTIKLARINI DA BİZLERİN EMRİNE VERMİŞ, DÜŞÜNCE YETENEĞİMİZLE TEKNOLOJİYİ DORUKLARA TIRMANDIRIYORUZ. ACABA BU DURUMDA DİNİ İNANÇLARIMIZ VE MANEVİ DUYGULARIMIZ DEJENERASYONA UĞRUYOR MU? SADECE İSLAM IN VE İMANIN ŞARTLARINI YAPAN  VEYA ONU DAHİ YAPMAYAN SADECE KELİME-İ ŞAADET İLE YETİNEN MÜSLÜMANLARDAN MI  OLUYORUZ ?
 
BÜRÛC 11 İMAN EDİP HAYRA VE BARIŞA YÖNELİK İŞLER YAPANLARA GELİNCE ONLAR İÇİN, ALTLARINDAN IRMAKLAR AKAN CENNETLER VARDIR. BÜYÜK BAŞARI İŞTE BUDUR.
 
A'RAF 42 İMAN EDİP HAYRA VE BARIŞA YÖNELİK İŞLER YAPANLAR -Kİ BİZ, HER BENLİĞE ANCAK YARATILIŞ KAPASİTESİ ÖLÇÜSÜNDE GÖREV YÜKLERİZ- İSE CENNETİN DOSTLARIDIR. SÜREKLİ KALACAKLARDIR ORADA.
BİR SEVGİ OLUŞTURACAKTIR.

  YÜCE ALLAH akıl, mantık ve düşünme yeteneğini sadece biz insanlara bahşetmiş, diğer tüm yarattıklarını da bizlerin emrine vermiş, verdiği tüm  yeteneklerimizle teknolojiyi doruklara tırmandırıyoruz, kendi özgüvenimizi geliştiriyoruz, kendimize büyük paylar çıkartıyor, bütün bunların RABBİMİZİN izni olmadan yapamayacağımızı bazen aklımıza bile getirmiyoruz. Kendimizi o kadar çok kaptırmışız ki nefsimize. Acaba kendimize çok güvenmek dini inançlarımızı ve manevi duygularımızı dejenerasyona uğratmıyor mu? İslamın ve imanın şartlarını yerine getiren  veya onu dahi yapmayan sadece Kelime-i Şahadet ile yetinen müslümanlardan mı  oluyoruz ? İmanın ve islamın şartlarını çok hafife alıyor, dünya hayatının toz pembeliğine kendimizi kaptırmış sürükleniyoruz. Namaz, oruç vs. ne kadar zor geliyor insan oğluna ama sorulduğunda  bunlardan hesaba çekileceğimizin bilincindeyiz.
     ALLAH affeder diyor geçiştiriyoruz. ONUN emirlerini yerine getirmeden ne yüzle af diliyoruz dünya alemlerine dalmış gidiyorken  yinede affından hiç bir zaman umut kesmememiz gerekir. Akla şu soru geliyor  lnanıyor isek neden yapmıyoruz, yok eğer inanmıyor isek neden inanmış görünüp hem kendimizi hem başkalarını aldatıyor, yapmama durumuna çeşitli bahaneler, mazeretler bulmaya çalışıyoruz küçük beyinlerimizle küçük beyinlerimizle diyorum CENAB-I ALLAH'ın bizlere verdiği emirleri kesinlikle yapmamız gerekirken bahane veya
mazeretler bulmaya kimsenin hakkı olamaz.
 
MERYEM 60 TÖVBE EDEN, İMAN EDİP HAYRA VE BARIŞA YÖNELİK İYİ İŞ YAPAN MÜSTESNA. BÖYLELERİ CENNETE GİRECEKLER VE HİÇBİR ŞEKİLDE HAKSIZLIĞA UĞRATILMAYACAKLAR.
MERYEM 96
İMAN EDİP HAYRA VE BARIŞA YÖNELİK İŞLER YAPANLARA GELİNCE, RAHMAN ONLAR İÇİN
Yapacağımız, yapmayacağımız veya özüne inerek yapılmayan  ibadetler bizlerin geleceği olan cennet veya cehennemi kazanmamızı sağlayacaktır.Diyelim ki: Bir çok kitaplar okuduk, araştırmalar yaptık hep eskilere dayalı eserlerde dinimizi anlamaya, bulmaya çalıştık kelimelerin anlaşılamadığından ( veya işimize öyle geldiğinden )dolayı zorluklar yaşadık ve bıraktık incelemeleri. Halbuki o okuduğumuz eserler gönül gözü açılmış ALLAH dostlarının  şaheserleri olup yaklaşık 1400 yıllık süreç içerisinde doğru ve yanlışları anlatarak bizlere yön veren kişilerdi. Eğer biraz bu dünya işlerinden vakit ayırıp, bilgisayarı, yabancı dilleri, v.s. gibi en zor şeyleri dahi öğrenip onlara vakit ayırabiliyor isek neden esas görevimizi öğrenmek için çaba sarf etmiyor doğruyu bulmaya çalışmıyoruz  Ahiret hayatının varlığına inanmıyoruz, inanıyor isek neden hafife alıyoruz.Doğruyu bulmak için çaba sarf etmiyoruz. Şimdi iman ve islamın şartlarına baktığımızda ama görerek baktığımızda hiç de zor olmadığını hatta yapıldıkça dünya zevklerinin ne   kadar sönük kaldığı görülecektir.
 
ÂLİ İMRAN 19 ALLAH KATINDA DİN İSLAM'DIR/BARIŞ VE ESENLİK İÇİN ALLAH'A TESLİM OLMAKTIR. KİTAP VERİLMİŞ OLANLAR, KENDİLERİNE İLİM GELDİKTEN SONRA, ARALARINDAKİ KISKANÇLIK/DOYMAZLIK/AZGINLIK/DENGE NOKTASINDAN SAPMA/YALANCILIK/ZULÜM/KİBİR/ZİNAKÂRLIK YÜZÜNDEN İHTİLAFA DÜŞTÜ. KİM ALLAH'IN AYETLERİNE NANKÖRLÜK EDERSE, ALLAH, HESABI ÇABUCAK GÖRECEKTİR.

 Hele namazda ellerimizi kaldırıp ALLAH-U EKBER denildiğindeki yani ALLAH' IM  tüm dünya hayatını arkama alıp seni karşımda görüyorum  demek olur ki bunun hazzı hiç bir şeye değişilmez birde bütün bunları inanarak ve bilinçli yapıyor isek Cennet hayatı olmaz mı? Birde konuyu diğer yönüyle inceleyelim diyelim siz YÜCE ALLAH' A inanıyorsunuz ama iman ve islam esaslarının sonradan geldiğine onun için yapmanın gerek olmadığını veya bazı nedenlerden dolayı dinden soğuduğunuzdan yapmıyorsunuz toplum baskısı, saygın kişiliğiniz, el alem ne,der çevrem beni dışlar gibi dünya tutkularından dolayı ahiret hayatının olmayacağını kendinizi inandırmışsınız. Peki elbet bir gün HAK VAKİ OLACAK yani ölümü tadacağız siz burada sürdüğünüz hayatla ahiret yolculuğuna çıkacaksınız, islam ve iman esaslarına göre yaşamış olanlarda o şekilde yaşantısı ile çıkacak yolculuğuna. Şimdi bakalım eğer durum sizin düşündüğünüz gibi değil ise haliniz ne olur o secdeye koymadığınız alnınız, oruç tutmadığınız ağzınız, vücudunuz, ruhunuz benliğiniz dünya nimeti olarak vazgeçemediğiniz, dünya hayatı sizlere neye malolur hiç düşündünüz mü ?

 

    O halde zararın neresinden dönülürse kar sayılacağı, herşeyin inceden inceye hesaplanarak yaşadığımız bu yeryüzü yaşantımızda artık temkinli olup şartlara haiz yaşayıp TAKVA EHLİ olmak için çabalamanın zamanıdır.

CENAB-I HAKK' dan yapamadığımız ibadetlerimizi yapmış olarak, yaptığımız yanlışlıkları doğru olarak kabul etmesini niyaz ederim.