UFAK BİR ÖNSÖZ

ELBET BİR GÜN HEPİMİZ BU FANİ DÜNYADAN GÖÇÜP GİDECEĞİZ EBEDİ HAYATIN HÜKÜM SÜRECEĞİ, KANUNU VE KURALLARI SADECE  CENAB-I ALLAH'IN  KOYDUĞU SONSUZLUKLAR ÜLKESİNE AMA YAPTIĞIMIZ AMELLER SONUCU TAYİN EDECEK O' NUN İZNİ İLE İYİ İŞ İYİ AMEL VE SONUÇ AND CENNETLERİ, KÖTÜ İŞ KÖTÜ AMEL SONUCU YAZMAK DAHİ İSTEMİYORUM.

BELKİ ÇOĞUNUZDAN YAŞÇA BÜYÜK OLABİLİRİM  AMA SİZE KENDİNİZİN İYİLİĞİ İÇİN YALVARMAK İSTİYORUM ÜÇ GÜNLÜK DÜNYA HAYATININ YALANCI ZEVKLERİ İÇİN GERÇEK HAYATINIZI ZİNDAN ETMEYİNİZ. DOĞRUYU VE GERÇEĞİ ARAYIP BULUNUZ. BUNUN İÇİN  YÖNÜNÜZÜ YALNIZ VE YALNIZ ALLAH (C.C.)  ÇEVİRİP YÜCE KİTAB'I KURAN-I KERİM'İN İZİNDEN PEYGAMBERİMİZ HZ.MUHAMMED MUSTAFA (S.A.V.) EFENDİMİZİN YOLUNDAN AYRILMAYINIZ.

YÜCELER YÜCESİ RABBİM HEPİMİZİN YAR VE YARDIMCISI OLSUN.

  
İNŞALLAH  BU SAYFA  SİZLERE YÜCE ALLAH' TAN  UMDUKLARINIZI GETİRİR, UMUTLARINIZI YEŞERTİR.

SAYFADA   BELKİ BİR KAÇ SATIR DIŞINDA HİÇBİR YERDEN ALINTI YOKTUR.  DAHA ÖNCELERİ SADECE OKURKEN BİR ANDA GELEN YAZMA İSTEĞİ İLE KELİMELER DÖKÜLMEYE BAŞLAMIŞTI. YAZDIKLARIMIN HER HAKKI YÜCE ALLAH' A  AİT OLUP BU FAKİR KULUNA BAHŞETTİĞİNİ İSTEYEN İSTEDİĞİ ŞEKİLDE KULLANABİLİR İSTER ASLINA SADIK KALINSIN, İSTER KALINMASIN, İSTENİRSE DE ADRES BİLDİRİLSİN, BİLDİRİLMESİN  ÇÜNKÜ NASIL OLSA RABBİM BU SAYFAYI YAPMA NEDENİMİ ZATEN BİLİYOR.

YAZDIKLARIM YÜCE RABB' İMİN İZNİ İLE DEVAM EDECEKTİR. İNŞALLAH OKUYUCU KİTLESİ BULUR İZİN RABBİMİZDEN YAZMASI BENDEN, OKUMASI SİZLERDEN

ALLAH'IM

YERDE, GÖKTE HER YERDE, BİLDİĞİMİZ, BİLMEDİĞİMİZ SIRLARINA ERDİĞİMİZ EREMEDİĞİMİZ GEÇMİŞİ GELECEĞİ BİLEN HER ŞEYİ YARATAN YÜCELER YÜCESİ ALLAH' IM SADECE SENİN RIZANA VAKIF OLMAK, İLİM ÖĞRENMEK, ÖĞRETMEK, İNSANLARA HER KONUDA YARDIMCI OLMAK İSTİYORUM. BANA İNANAN VEYA İNANMAYAN HER KULUNDAN RAZI OL. KULLARINI BAZI ŞEYLERE İNANDIRMAK İÇİN ÇOK GAYRET SARF EDİYORUM. AMA BİLİYORUM Kİ SENİN TARAFINDAN SINANIYORUM VE BİLİYORUM Kİ SEN İSTERSEN BAŞARI KAZANDIRIP DERECE VERİRSİN, DOSTLARININ ARASINA KATARSIN. ÖNCELERİ ARAŞTIRMA YAPIP, SAYFAMA BİLGİ AKTARIRKEN ŞİMDİLERDE SENİN VERDİĞİN  GÜÇ İLE YAZMAYA BAŞLADIM. SANA ŞÜKÜR VE HAMD EDERİM YÜCE RABBİM SENDEN İSTEDİĞİM BU FAKİR KULUNA VE İSTEYEN TÜM KULLARINA İLİM YAPMAYI NASİP EYLE.SENİ YÜCELTECEK BÜTÜN KELİMELERİ BULUP CÜMLELER KURMAK İSTERDİM AMA ANCAK SENİN BANA MÜSAADE ETTİĞİN KADARINI YAZABİLİYORUM. SENDEN SENİ ANLATMAYA ÇALIŞIRKEN  İSTEMEYEREKTE OLSA VARSA YAPTIĞIM HATALARIMDAN  VE BÜTÜN GÜNAHLARIMDAN DOLAYI  AF DİLİYORUM. TÜM ÜMMET-İ MUHAMMED-İ DE BAĞIŞLA. RABBİM
 
BAKMAK, GÖRMEK, DUYMAK
YA RABBİM
HER YERDE SENİ GÖRÜYORUM İNSANDA SENİ, DOĞADA SENİ, CANLIDA, CANSIZDA SENİ BOŞLUKTA, KARANLIKTA, AYDINLIKTA SENİ GÖRÜYORUM. BAKIYORUM VE GÖRÜYORUM, HİSSEDİYORUM TÜM BEDENİMDE VARLIĞINI. AMA HİSSEDEMEYENLER, GÖRÜYORUM DEYİP GÖREMEYENLER ACIYORUM ONLARA YAZILIR, SÖYLENİR, ANLATILIR AMA SADECE SÖZDE.  ÇÜNKÜ ÖZDE OLMAYAN SÖZDE KALIR. ÖZE İNMEDEN ANLAYAMAZSIN.İÇİMDEN GELDİĞİNCE, SENİ HİSSETTİĞİMCE, HER TARAFTA  GÖRDÜĞÜMCE SENİ SANA,
KENDİME, HERKESE, KURDA, KUŞA ANLATMAK İSTİYORUM
CANLIDA SEN
KENDİME BAKIYORUM
 

ALAK 1-3 YARATAN RABBİN ADIYLA OKU. O, İNSANI BİR "ALAK'TAN YARATTI. OKU, RABBİN EN BÜYÜK KEREM SAHİBİDİR.

Bir alaktan yaratmışsın beni,her zerremi özenle ve bilerek işlemişsin, damarlar,sinirler,kaslar daha niceler. Bunlardan hepimizde  milyonlarca akıl almaz yarattığın organlarımızın biri olan sadece kalbi düşünüyorum ne muazzam yaratmışsın RABBİM.Zaten yarattığın her zerreyi dahi anlatmaya ne gücümüz yeter ne de ömrümüz, anladığım ve elimin yetim beynimin aldığı kadarı ile kanı pompalamakla görevli olan bu organımızın ( kan, işte bir sıvı ama ne sıvı hangi ölümlü böyle bir maddeyi ortaya koyar yüzyılımızda dahi hala kanın yapısallığı üzerine tartışmalar yapılıyor belki de) sayısal değerleri : Günde yaklaşık 100 bin, yılda 40 milyon, tüm hayatımız boyunca 2,5 trilyon kez, hiç durmadan yaklaşık 8 ton kanı vücudumuza pompalar. Haydi görelim mekanik yapılan kalp dahi kaç defa pompa görevi yapar. Görevi sadece bununla  bitmez. Akciğerler,pankreas, böbrekler,damarlar, kaslarla olan birleşmişlikleri kalbimizin ne denli komplike bir sistem olduğunu çoğumuz anlayamayız. Sadece bir insan vücudundaki damarların uzunluğu dünyanın etrafını yaklaşık 3 kez saracak uzunlukta imiş bu dahi senin varlığının ne denli YÜCE  olduğunu gösteriyor.

Kendime bakıyorum ALLAH' ım bana sırf benim iyiliğim için ve sana hiç bir yarar sağlamayacak bedenimi dahi tanımaktan acizim. Bazen bakıyorum etrafıma seni arıyorum aslında senin bana şah damarımdan yakın olduğunu biliyorum çünkü bunu sen söylüyorsun ama insanım,insanız yine hislerimize kapılıp arayışa giriyoruz. RABBİM seni tanıdığımızı zannediyoruz veya öyle yazıyor, söylüyoruz. Bizler senin çok aciz kulların olarak senin bizlere yine sırf bizim menfaatimiz için yapmamız gereken emirlerinin en basitini dahi yapmaktan acizleniyoruz. Dünyevi uğraşılar içerisine o kadar dalmışız ki her yaptığımız iyiliğin karşılığını iyilik yaptığımız senin kulundan ister olmuşuz.Halbuki bizleri vesile eden sensin ALLAH' ım sen her şeyi bilen ve görensin o halde neden sen dururken kulundan istiyor onu zorluyoruz. Bilmiyormuyuz ki dönüş yalnız sanadır karşına geldiğimizde senin yüzüne nasıl ve ne yüzle bakarız. Ama sadece dünya işleri dünya , dünya, dünya. Bunları yazmamın sebebine gelince Kalbin diğer bir yönünü de bu vesile ile anlatmaya çalıştım. Bir Hadis-i Şerif de şöyle belirtiliyor.

 "İnsanoğlunun içinde bir et parçası var ki, o et parçası düzelirse bütün bünye düzelir. O et parçası bozulursa bütün bünye bozulur. İşte o kalptir."

Yüce ALLAH' ım bizleri seni gerçek manada tanıyan, sana ibadet eden, senin yarattıklarına karşı hep hoşgörülü duyarlı, iyiliksever " Halka hizmet HAK'KA hizmettir." sözüne sadık kullarından eyle. Sana ibadetin sadece lafta kalmasını istemiyorum. İman ve ibadetin tam anlamları ile yapmamızı sağlamanı senden istiyoruz RABBİM. Sen bizleri acizlendirme iyi kullarından eyle, iyilerle karşılaştır. Bize verdiğin bedenle ruhumuzda hala seni göremiyor, görmekte tereddüt ediyorsak bunlardan bizleri sorgulama ALLAH' ım sırf aklımızın ermediğinden, bütün bunların, sırlarının sadece sende saklı olduğundan ve yalnızca salih kullarına bu anlama iznini verdiğini düşünüyorum.İnşallah bizleri de o salih kullarının arasına katarsın. Senin varlığını sadece dillerinde olanlardan değil kalbimde, ruhumda ve beynimde herşeyimle hissetmek istiyorum. Ne olur senin hoşlanacağın kullarından eyle bizleri.

      Ömür dünya sahnesinde oynanan, başlangıç ve son arası bir oyun değil midir zaten. Üzüntü,sevinç, sevgi, saygı bunları zaman zaman bedenimizde bazen de ruhumuzda hissederiz ama ruhumuzdaki rahatsızlığı tarif edemeyiz bunu ancak sen bilir ve sen hüküm verirsin insanlara her türlü nimeti verdiğinde bunun karşılığı olarak istediklerinin yine bizlerin menfaatleri doğrultusunda olduğunu bizlere zaman zaman gönderdiğin Peygamberlerin ve Kitapların vasıtası ile anlatıyor yine zaman içerisinde türlü şekillerde işaretler gönderiyorsun. Bizler ise hala inanıyorum diyor ama yine bildiğimiz yoldan yürüyoruz. Gerekeni yapmıyoruz. İşte bizlere bahşettiğin o et parçasının nedenini ve işlevini dahi anlamaya kendimizi zorlamıyoruz.  Bizlerin tüm hatalarına rağmen hala vermeye devam ediyor bizleri seviyorsun RABBİM. Bizler ise yüzümüz olmamasına rağmen verdiğin nimetlere layık kullarından eylemeni istiyor ve hep dua ediyoruz.

BİZLERİN CANSIZ DİYE GÖRDÜKLERİNDE SEN
DAĞLARINA BAKIYORUM
 
Bizlerin taştır, cansızdır dediğimiz o kaya parçalarına bakıyorum üzerinde otlar, çiçekler bitirdiğin, canlılar yaşattığın.

RABBİM seni görmek için dağlarına bakıyorum bu kez

NEBL 88.SEN DAĞLARI GÖRÜRSÜN DE,ONLARI YERİNDE DURUR SANIRSIN. OYSA ONLAR BULUTLARIN YÜRÜMESİ GİBİ YÜRÜMEKTEDİRLER. (BU,) HER ŞEYİ SAPASAĞLAM YAPAN ALLAH'IN SANATIDIR. ŞÜPHESİZ Kİ O,YAPTIKLARINIZDAN TAMAMEN HABERDARDIR.

 Gönderdiğin kitabında belirttiğin gibi baktığımızda sapasağlam duran dağları istersen hareket ettirir bir anda yok edersinBunu depremlerden, heyelanlardan kaya kopmalarından da görüyoruz, duyuyoruz bunları yapan güç Yüce ALLAH'ım SENDEN başka ne olabilir. Bir parça kaya parçasını dahi günümüz teknolojisi ile tonlarca ağırlığında ve bilmem kaç beygir gücünde makinalar kullanarak parçalayabildiğimiz veya yerinden oynatabildiğimizi düşünürsek SENİN gücü ortaya çıkar.

Üzerlerinde bitirdiğin otlar, ağaçlar, hayvanlar onların rızklarını senden başka kim verebilir o şaheserleri senden başka kim şekillendirip meydana getirebilir.  Bakıyorum bizce yaşanmanın  mümkün olamayacağı,  rızkın bulunamayacağı gibi görünen dağlarda, kayalarda, karlı zirvelerde bile yaşam devam ediyor canlılar yaşatıyorsun. Senden başka nasıl bir güç yaşatabilir.

          Bazı kıt akıllıların hala "doğa kanunu" deyip durdukları tabiat harikalarının da bir başlangıç noktası olduğunu hiç bir şeyin yoktan var edilemeyeceğini  bunu yalnız ve yalnız senin başarabileceğini görmüyorlar mı ? İşte biz insanlar verdiğin aklı, beyin gücünü senin varlığını bizlere en ufak bir toz zerresinde dahi anlattığını görebilmeye yönlendirsek, senin bizler için hazırladığın, aklımızın alamayacağı güzelliklerdeki mükafatlarla donattığın cennetinde verdiğin yerleri hak etmek için koyduğun hükümlerin yapılmaması için hiç bir sebep olmazdı. Ama biz insanlar hala bir takım boş hayaller peşinde koşarak hem kendimizi aldatmaya, bir takım boş ve yanlış düşünceler peşinde koşmaya, yaşamın sadece bu dünyadan ibaret olduğunu kendimizi inandırmaya çalışmaktayız. Halbuki bu dünyanın bizler için sadece bir sınav yerinden ibaret ve soruların bazen zor bazen kolay olduğunu ama nasıl derslerini çalışan bir öğrenci tüm soruları rahatça çözebiliyorsa, bizlerde senin verdiğin emirler doğrultusunda bu hayatımızı idame ettirmeye çalışsak inanıyorum ki ALLAH'IM bizleri kapından asla boş çevirmezsin.

Yine dağlarına bakıyorum  her şeyi eriten önünde hiç bir engelin duramayacağı lavlar fışkırtıyorsun nice gazlar yayıyorsun etrafa  o ısıya ulaşabilmek için acaba kaç ton yakıta ihtiyaç var insan oğlu için kaç kişi çalışır o sıcaklıkta. Önüne gelen her şeyi yok ediyor kasıp kavuruyor. Bunun senin gücünü zaman zaman insanlara gösterdiğini unutulmaman gerektiğini kaç kişi hatırlıyor? Sonra her şeyin kül olduğu yerlere tekrar tekrar hayat veriyorsun ortaya insanın ekmediği tohumlardan, sulamadığı yerlerden bin bir güzellikler çıkartıyorsun.

Bu güzellikler ki dünyanın tüm ressamlarını, tüm renklerini getirsen o muhteşemliği yansıtamazlar. Yine hayvanlar tırmanıyor o yeşilin en güzelinde, kahverenginin en can alıcı tonunda rızklarını arıyor buluyorlar. Ne güzel dengelemişsin  ALLAH'IM her şeyi. bizler yaptığımız en ufak bir şeyden dahi böbürlenip  kendimize pay çıkartabiliyorken sen ki bizleri yaratmana, sonsuz nimetler vermene ve emirlerini yerine getirmemiz durumunda cennetinde vereceklerinin bu dünyada verdiklerinin yanında tahayyül edemeyeceğimiz kadar güzellikte olduğunu bildiriyorsun. Bakıyor ve görüyorum RABBİM yalçın kayalıklardaki yaşamı, mücadeleyi, her şey emrin üzerine belli sıralarda, belli güzelliklerde rüzgarın dahi güzel. Getirdiği tohumlar hayat veriyor kuşlar, böcekler, tohumlar taşıyor tabiatına dağlarına güzellikler vermek, güzellikleri insanlarına sunmak için ama bizler göremiyoruz bakıyor ama göremiyoruz

Bizler tüm vaadlerine karşılık sana olan borçlarımızı yapmamakta veya bir takım bahanelerin arkasına sığınmaya çalışmakta direniyor ve bunda da ısrar ediyoruz. Kaldı ki iman-ibadet şartların ne kadar kolay ve yapıldıkça haz duyulan şeyler. Bir sadaka diyorsun hemen hemen herkes bunu maddi olarak görüyor ve param yok diyor halbuki bilseler ki insanlara zarar verecek yoldaki bir taşı, bir çalıyı, bir poşeti almak, cenazeyi takip etmek tanıdık tanımadık hasta ziyaretlerinde bulunmak, bunları yaparken sadece senin rızanı kazanmayı düşünmek de sadaka yerine geçiyor ve yapılmakla  vaad ettiğin cennetinde yer bulmakta etken olacaktır. Ama maalesef bunları bile yapmaktan acizleniyoruz.. Ne olur RABBİM bizleri herkese yardım eden ve senin rızanı kazanan kullarından eyle. Görmeyen gözlerimizi, kararmış ruhumuzu aydınlat, dünyevi menfaatler peşinde değil senin rızanı kazanan kullarından eyle bizleri.

 

GÖKYÜZÜNE BAKIYORUM

UÇSUZ BUCAKSIZ BOŞLUKTA DA SENİ GÖRÜYORUM. UÇAN KUŞLARDA, BÖCEKLERDE, KİMSENİN  VEREMEYECEĞİ RENK CÜMBÜŞÜNDEKİ ORADAN ORAYA YÜRÜYEN BULUTLARDA

ARAF 54. ŞÜPHESİZ Kİ RABBİNİZ, GÖKLERİ VE YERİ ALTI GÜNDE YARATAN, SONRA ARŞ'A İSTİVA EDEN, GECEYİ DURMADAN KENDİSİNİ KOVALAYAN GÜNDÜZE BÜRÜNÜP ÖRTEN; GÜNEŞİ, AYI VE YILDIZLARI EMRİNE BOYUN EĞMİŞ DURUMDA YARATAN ALLAH'TIR. BİLESİNİZ Kİ, YARATMAK DA EMRETMEK DE O'NA MAHSUSTUR. ALEMLERİN RABBİ ALLAH NE YÜCEDİR. 

Kuşlar, böcekler uçuyor, büyüklü, küçüklü ve yüzlercesi, binlercesi birden ama birbirlerine hiç çarpmadan kilometrelerce uzaklıklara giderken ve yollarını hiç şaşırmayıp kaybetmeden. İnsanlar diyorlar ki kuşların beyinlerinden dolayı değil iç güdüsel olarak bu hareketleri yapıyorlarmış? Nasıl bir iç güdü bu elde harita yok pusula yok onu vereninde sen olduğunu inşallah çok geç olmadan anlarlar. Bizlere iç güdünün yanı sıra o kadar çok şey vermişsin ki bizleri şımartmışsın belki de RABBİM ama şımarmayanlarda var bizleri de inşallah onlardan eylersinRABBİM  Yüce Kitabında bildirdiğin gibi Güneş, Ay ve yıldızlar dahi seni görmeye yeter. Bundan çok değil 40-50 yıl önce televizyonu, cep telefonunu, bilgisayarı daha nice teknolojinin bu denli olabileceğini hayal bile edemezken, o zamanlar birileri çıkıp ta bunları anlatmış olsalardı akıllarından şüphe ederdik.Bilimin en yüksek seviyesinde bulunduğu günümüzde dahi senin yarattıklarını çözmek mümkün olamamaktadır. Bunların yeri ve zamanı geldikçe  SENİN izninle olabileceğini düşünmemiz ona göre yönlenmemiz gerekir.

    Bulutlara bakıyorum sonsuzlukta dalgalanan, birbirlerinin ardı sıra.Renkleri bana SENİ anlatıyor SENİ gösteriyor. Yağmur olup yere düşerlerken bile bir düzen bir intizam içerisindeler. Bu düzeni sağlamaya SENDEN başka kimin gücü yeter. Geceyi gündüzü düşündüğümüzde işin içinden çıkılmaz hal alıyor bazılarımız  geceyi karanlık, gündüzü aydınlık olarak biliyor gündüzleri çalışmak, bir takım uğraşılarla zaman öldürmek, geceyi ise uyumak, veya bazı duygularımızı tatmin için kullanmak üzere  varolduğunu zannediyor ve öyle yönleniyoruz. Aslında bunlar SENİN BÜYÜKLÜĞÜNÜN  yarattığın varlıklar için sonunda yine aynı konuya geliyorum bizlerin sınavları için yaratmış olduğun ortamlardır. SANA ibadet etmek SENİN rızanı kazanmak için fırsatların kullanılacağı ortamlardır kanısındayım. Bizlere yön ver, ortam hazırla ALLAH'IM lafta değil gerçek müminler olmamızı nasip eyle, eyle ki senin karşına yüzümüz ak olarak çıkalım.

DENİZLERİNE BAKIYORUM
 
OKYANUSLARA, GÖLLERE, SULARA BAKIYORUM YİNE SENİ GÖRÜYORUM. MİLYONLARCA CANLININ BELLİ DÜZEN İÇERİSİNDE YAŞADIĞI, GÜZELLİKLERE  HİÇ KİMSENİN BİR ZERRESİNİ DAHİ YAPAMAYACAĞI GİZEM DOLU YAŞAMA BAKIYORUM.

 

YUNUS.22. SİZİ KARADA VE DENİZDE GEZDİREN O'DUR. HATTA SİZ GEMİLERDE BULUNDUĞUNUZ, O GEMİLERDE DE İÇİNDEKİLER TATLI BİR RÜZGARLA ALIP GÖTÜRDÜKLERİ VE (YOLCULAR ) BU YÜZDEN NEŞELENDİKLERİ ZAMAN, O GEMİYE ŞİDDETLİ BİR FIRTINA GELİP ÇATAR, HER YERDE ONLARA DALGALAR HÜCUM EDER VE ONLAR ÇEPEÇEVRE KUŞATILDIKLARINI ANLARLAR DA DİNİ YALNIZ ALLAH'A HALİS KILARAK " ANDOLSUN EĞER BİZİ BUNDAN KURTARIRSAN MUTLAKA ŞÜKREDENLERDEN OLACAĞIZ" DİYE ALLAH'A YALVARIRLAR.  

Dalgalara bakıyorum kıyılara vurup tekrar geri gidişlerini izliyorum sanki bir yerlere tutunmak istercesine, bir şeye kavuşmayı her seferinde umut edercesine bıkmadan usanmadan ama her seferinde tekrar tutunamadan gerisin geri dönüşlerine bakıyorum ve sana şükür ediyorum.   YA RABBİM bizleri sana tutunmaktan mahrum etmedin o güzellikleri senin bahşettiğin gözlerle görmemizi sağladın SENDEN dileğim gönül gözümüzü de açman, açık tutman ve bizleri vuslata erdirmen. Seni görmek için denizlerine bakarken bazen böyle coşku seline kapılıyor isteklerimi sıralayıveriyorum kendim, kendimiz tüm Ümmeti Muhammed (S.A.) için kabul edersin İnşallah. Denizlerinin rengine bakıyorum senin yarattığın senin varlığını ruhumuzun derinliklerinde hissettiren pırıl pırıl ışıltılarla birleşmiş dalgalarına bakıyorum. Onların altına verdiğin yaşamı düşünüyorum.

      Türlü hayvanlar, bitkiler ismini dahi bilmediğimiz çeşitlilikteki mahlukatlar. Bunları görmek dahi senin nice bir yüce varlık olduğunun ispatı değil midir? Tat veriyorsun denizin suyundan bizlere Yüce Kitap'ında belirttiğin gibi taze etler verdin gemilerin üzerinde gidebilmelerini sağladın. Bunlar senin iznin ile bizlere bahşettiklerin ama maalesef  kıymetlerini dahi bilmiyor, bizlere emanet ettiğin denizlerini nefsimizin açlığından dolayı hor kullanıp emanetine ihanet ediyor, canlılarının nesillerini tüketmek için bütün bencilliğimizi kullanıyoruz. Bizleri affet ALLAH' ım.

NAHL 14. İÇİNDEN TAZE ET ( BALIK )  YEMENİZ VE TAKACAĞINIZ BİR SÜS ( EŞYASI ) ÇIKARMANIZ İÇİN DENİZİ EMRİNİZE VEREN O'DUR. GEMİLERİN DENİZDE ( SULARI )  YARA YARA GİTTİKLERİNİ DE GÖRÜYORSUN. ( BÜTÜN BUNLAR ) ONUN LÜTFUNU ARAMANIZ VE NİMETİNE ŞÜKRETMENİZ İÇİNDİR.

Mavinin en güzelini, yiyeceğinin en lezzetlisini veren sensin RABBİM bizlerden istediğin yine bizim iyiliğimiz için yalnızca senin rızanı kazanmak. Bunu dahi yapmaktan kaçınıyoruz ama sen yine de bizleri hiç bir şeyinden mahrum bırakmıyor bizlerden esirgemiyor her seferinde daha fazlasını veriyorsun SANA ŞÜKÜRLER OLSUN ALLAH'IM. Seni her an görmekten, seni her zaman içimizde hissetmekten, bizleri alıkoyma, dünyevi işlerden, kötülüklerden, senin sevmediğin, yapmamızı yasakladığın şeylerden sana sığınıyoruz.

YERYÜZÜNE BAKIYORUM

GÖZLERİMİN GÖREBİLDİĞİ AKLIMIN ALABİLDİĞİNCE TOPRAĞA BAKIYORUM SENİ GÖRÜYORUM, BİNALARDA YOLLARDA CADDELERDE MERALARDA, SAÇAKLARDAN SARKAN BUZLARDA, YOLDAN GEÇEN ARABALARDA.....  

A'RAF.10. DOĞRUSU BİZ SİZİ YERYÜZÜNE  YERLEŞTİRDİK VE ORADA SİZE GEÇİM VASITALARI VERDİK. NE KADAR DA AZ ŞÜKREDİYORSUNUZ.

Yeryüzüne bakıyorum gözlerimin gördüğünce bizlere verdiğin nimetlerde seni arıyor ve görüyorum. Çeşit çesit meyveler, sebzeler yiyecekler,giyecekler, eşyalar binalar hayvanlar insanlar birbirlerine benzemeyen sayısız canlılar, cansızlar bunlar hep senin eserin. İnsanlara akıl vermişsin dünyanın tüm nimetlerini sunmuşsun acaba kaçımız bunları hak ediyoruz ve etmek için neler yapıyoruz veya hak etmeye çalışıyoruz?

    RABBİM bakıyorum etrafıma herkes bir takım şeyler yapıyorlar kendi çaplarında ama sonuçta çabaların çoğunluğu bu dünya için söylenilenlerin çoğunluğu dilde hala kalbe ulaşamıyor

Toprağında karıncalarına bakıyorum çabalarına "çalışmak ibadettir" sözünü hatırlıyorum, durmadan ibadet ediyorlar yorulmadan, isyan etmeden, yardımlaşarak birbirlerini kırmadan belli düzen içerisinde. " SANA ibadetlerini görüyorum" Ne güzel ibret almamız gereken bir tablo sana ibadetlerini durmadan çalışarak yapıyorlar sevgi ve hoşgörü ile "Birbirlerine sevgiyi görüyorum". Bakıyorum karşılıklı geldiklerinde  koklaşıp birbirlerini yol veriyorlar."Saygıyı görüyorum." Sonra düşünüyorum bizler ne yapıyoruz birbirimize ALLAH'IM biz insanlara her şeyin en güzelini vermişsin tüm canlı cansız her şeyi de hizmetimize biz ne yapıyoruz SANA verdiğin bir nimet karşısında dahi gerçekleri söylemek gerekirse günlerce şükretmemiz gerekirken aklımıza bile gelmediği günler oluyor.Affet bizleri RABBİM.

A'RAF.74. DÜŞÜNÜN Kİ, (ALLAH) ÂD KAVMİNDEN SONRA YERLERİNE SİZİ GETİRDİ. VE YERYÜZÜNDE SİZİ YERLEŞTİRDİ: ONUN DÜZLÜKLERİNDE SARAYLAR YAPIYORSUNUZ, DAĞLARINDA EVLER YONTUYORSUNUZ. ARTIK ALLAH'IN NİMETLERİNİ HATIRLAYIN DA YERYÜZÜNDE FESATÇILAR OLARAK KARIŞIKLIK ÇIKARMAYIN.

HADİD. 25“... VE KENDİSİNDE ÇETİN BİR SERTLİK VE İNSANLAR İÇİN
(ÇEŞİTLİ) YARARLAR BULUNAN DEMİRİ DE İNDİRDİK...„

Yükselen binalarına bakıyorum kat kat gökyüzünü deliyorlar SENİN iznin olmasa, Ayetinde bildirdiğin üzere demiri indirmemiş olsa idin acaba bu duruma nasıl gelebilirlerdi. Uçaklar uçabilir, gemiler yüzebilir, arabalar hareket edebilir miydi? Bizler hala neyin peşindeyiz SEN her yerde görünüyorsun. Nehirlerine bakıyorum istediğinde yağmur yağdırmayıp kurutabildiğin istediğinde akıttığın, göller yapıp bizlerin istifadesine sunduğun, sayısız canlılarını yaşattığın sonra etrafını türlü güzelliklerle bezediğin, yeşerttiğin. ALLAH'IM ne olur bizleri tüm günahlarımıza rağmen  yine de bağışla bu güzelliklerinden mahrum etme,cennetinde de bizlere yer ver. Vuslat ihsan eyle SENDEN sadece CEMALİNİ görmek istiyorum isteyen tüm kullarına ve ben fakir kuluna da nasip eyle. Bütün güzellikleri SENİN CEMALİNDE yaşamak istiyorum. SEN isteklerimizi geri çevirmezsin biliyorum. Kabul eyle YÜCE RABBİM. AMİN.     

TÂ-HÂ .53. O, YERİ SİZE BEŞİK YAPAN VE ONDA SİZE YOLLAR AÇAN, GÖKTEN DE SU İNDİRENDİR. ONUNLA BİZ ÇEŞİTLİ BİTKİLERDEN ÇİFTLER ÇIKARDIK.

MÜMİN.64. YERİ SİZİN İÇİN YERLEŞİM ALANI, GÖĞÜ DE BİR BİNA KILAN, SİZE ŞEKİL VERİP DE ŞEKLİNİZİ GÜZEL YAPAN VE SİZİ TEMİZ BESİNLERLE RIZIKLANDIRAN ALLAH'TIR. İŞTE ALLAH, SİZİN RABBİNİZDİR. ALEMLERİN RABBİ ALLAH, YÜCELERDEN YÜCEDİR.

Bütün her yerde SENİ arıyor, buluyor ve görüyorum. SEN istediğin için SENİ görüyorum, tüm güzellikler yer, gök bildiklerimiz, bilmediklerimiz hep senin eserin hala bunu anlamayanlar var RABBİM ne olur onlara da hidayet eyle.

"VUKUF-U KALP"  SENİN HER YERDE HAZIR VE NAZIR olduğunu bilmek buna göre kendimizi asıl dünyamıza hazırlamak gerektiğini bizlere unutturma RABBİM.  

 
SENİ DUYUYORUM
 
 
TÜM DÜNYADA, HERGÜN, HER SAAT, HER DAKİKA, HER SANİYE HİÇ DURMADAN  KİTAB' ININ OKUNUŞUNU DUYUYORUM. İŞİTİYORUM EZAN-I MUHAMMED'İYEYİ İŞİTİYORUM TÜM BEDENİMDE
 
 
MÜZZEMMİL 20 Hiç kuşkun olmasın, Rabbin senin durumunu biliyor. Gecenin üçte ikisinden daha azını, yarısını, üçte birini ayakta geçiriyorsun. Seninle beraber olanlardan bir grup da öyle. Allah, geceyi de gündüzü de ölçüye bağlamıştır. Sizin onu kuşatamayacağınızı bildi de size tövbe nasip etti. O halde Kur'an'dan, kolay geleni okuyun. Sizden hastalar olacağını bildi. Bir kısmının yeryüzünde dolaşıp Allah'ın lütfundan bir şeyler isteyeceklerini, diğer bir kısmının da Allah yolunda çarpışacaklarını bildi. O halde Kur'an'dan, kolay geleni okuyun! Namazı kılın! Zekâtı verin. Güzel bir ödünçle Allah'a ödünç verin! Öz benlikleriniz için önden gönderdiğiniz iyiliğin, Allah katında hayrını daha çok, ödülünü daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan af dileyin. Hiç kuşkusuz, Allah çok affedici, çok esirgeyicidir.
Tüm evrende her saniye, her dakika, her saat ve her gün 24 saat hiç durmadan okunan ve biz kullarına yönlendirici olarak gönderdiğin Kur' anı Kerim' inin okunuşunu duyuyorum. Düşünüyorum dünyanın her noktasına yayılmış tüm müslümanlar doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde namaza çağırılıyoruz her namazında Kitap' ın okunuyor. Sayılamayacak kadar çoktuk ta ve sırf senin rızanı kazanmak için okunuyor. Birbirlerine binlerce kilometre uzaklıkta olanlar, birbirlerinden haberdar bile olmayanlar, belki de sadece yaşadığı küçücük çevrelerinden hiç dışarıya dahi çıkmamış kişiler bile SENİ anıyor ve yad ediyorlar. Bu nasıl bir düzen nasıl bir yaratma gücü içinden çıkılması düşünmekle mümkün değil .
 
   Bir saniye bile durmadan Kitap' ının okunduğunu düşünmek dahi seni bilmeye ve görmeye yetiyor. Hiç dinmeyen ahenk ve güzellikle SENİN emirlerini bizlere anlatıyor her an. Hala duymamak ve görmemekte ısrar edenlere ne yazık acınacak haldeler kıt akılları ile somut bilgiler isteriz diyenler zaman farkından dolayı dünya üzerinde dinmeyen ve Kıyamete kadar da dinmeyecek olan ilahi sözlerinin okunduğunu düşünmeleri dahi SENİ tanımalarına yetmesi gerekir. Kaldı ki SENİN varlığının ispatı sayılamayacak çoğunlukta.
    RABBİM inanmayanlara  SENİ ve  dinimizi anlatmamız için bizleri vesile et ve hidayete erdir, AMİN

Mâide 58 Siz namaza çağırdığınız zaman onlar o çağrıyı eğlence ve alay konusu yapıyorlardı .

Cum'â 9 Ey müminler, cuma günü namaz için çağrıldığınız zaman hemen Allah'ın zikrine koşun " .

    İşitiyorum Ezan-ı Muhammmediye' yi tüm bedenimde biliyorum ki okunması dinmiyor aralıksız ve herkes çağrına koşuyor seni anmak, yad etmek vuslata  ermek için tüm evrende. Sevginin saygının birlikteliğin tek vücutta toplanması, aynı hareket aynı huşu aynı gaye uğruna SENİN evlerinde toplanmak için diller, renkler farklı olsa bile inanç aynı SANA inanç ALLAH' ım. Bu gayede toplanmak için yine hiç dinmiyor bir saniye bile. Evrende susmayan seni devamlı hatırlatan bu hareketlilik varken seni inkar etmek mümkün mü? İnanmayanlar veya inanmayı kendilerine yediremeyen, aklı kıt olan, kendi kişiliklerini bulamamış gösterdiğin yolun, yapılması gerekenlerin kendilerine zor geldiğini, yaşamın sadece bu dünyada olduğunu sadece kendi için yaşaması gerektiğini küçük beyinleri ile ancak idrak ediyorlar. Aslında güzel olan senin emirlerine uymak, dinmeyen Ezan'ı Muhammed' iyeye uyarak kılınan namazlarda yine hiç susmayan Kuran'ı Kerim'ini dinlemenin,okumanın hazzına bir varabilseler lakin varamazlar SENİN emrin olmayınca.

 
YÜCE ALLAH' ım SENDEN Onların namına af ve mağfiret diliyor, dileniyorum ne olur onları da bizleri de doğru bildiklerinin yoluna ilet cümle kullarının da  günahlarımızı bağışla sana layık kullar olmamızı nasip eyle kalp kıranlardan değil gönül alanlardan, ilim yapanlardan eyle ki sana inanmayanlara seni anlatmak, daha iyi tanımak tanıtmak fırsatını bulalım. Riyakarlığın, bencilliğin, inananlardanım deyip yaptıklarının hiç de inançla bağdaşmayanların, her şeye maddesel olarak bakanların çoğaldığı bu dünyada SENİN yakınlığına çok ihtiyacımız var  RABBİM bizleri terk etme. AMİN